kararsızlığı hemen bitirmek
kararsızlık her zaman kaçınmak değil. bazen gerekçe eksiktir. konu kapansın diye taraf seçmek bu eksiği gidermiyor.
kararsızlık her zaman kaçınmak değil. bazen gerekçe eksiktir. konu kapansın diye taraf seçmek bu eksiği gidermiyor.
anlatıcının kendini haklı bulmasıyla romanın onu haklı bulmasını aynı yere koyamıyorum. anlattığı olaylar kendi yorumuyla çelişiyorsa, metin okura aradaki açıklığı gösteriyor olabilir. buna karşılık her itiraz eden karakterin sebepsizce küçük düşürüldüğü bir anlatıda, aynı mesafeyi bulmak zorlaşıyor. yargıyı yalnızca anlatıcının cümlelerine değil, bu cümlelerin çevresinde kimin konuşabildiğine de dayandırmak daha ikna edici geliyor.
bir şeyi neden sevdiğini açıklamak, başkasının da onu sevmesini zorunlu kılmaz. gerekçe, beğeniyi görünür hale getirir. zevk ayrılığının ortadan kalkmaması, konuşmanın boşa gittiği anlamına gelmez.
son sayfaya ulaşmak, kitaba hakkını vermenin tek ölçüsü değil. yine de bırakılan yer, eleştirinin sınırını değiştirir. anlatıcının sözü başka bir karaktere devrettiği noktada duran okurun o ilk sese itirazını anlarım; bu itirazın bütün romanı kapsadığından aynı ölçüde emin olamam.
fikrini değiştirmiş olmak, yeni fikrin doğru olduğunu henüz göstermez. eski görüşteki açığı görmek değerli, fakat o açığı kapatan ilk açıklama başka sorunlar taşıyabilir. mesela bir romanı yalnızca konusuna bakarak değerlendirmekten vazgeçip bu kez yalnızca diline bakmak, ölçütü genişletmek değil başka bir ölçüte kapanmak olur. değişimin kendisinden çok, yeni yargının daha fazla ayrıntıyı hesaba katmasına, karşı örneklere yer bırakmasına ve eskisinin nerede işe yaradığını bütünüyle silmemesine güveniyorum.
fikir değiştiren kişiden uzun bir savunma beklenmesi tuhaf. önceki gerekçesinin neden artık işlemediğini söylemesi yeterli olabilir. aksi halde tartışma, hangi görüşün daha sağlam olduğundan uzaklaşıp kimin tutarlı göründüğüne kayıyor.
bir romana itiraz ederken her sayfasını değersiz ilan etmek fazla kolay. karakterlerin davranışları inandırıcı gelmeyebilir, ama bu dilindeki inceliği ortadan kaldırmaz. beğenmediğimiz bir metnin iyi yaptığı şeyi kabul etmek, itirazı zayıflatmaz; nereye yöneldiğini belirginleştirir.
bir kitabı sevmemek kusur bulmayı gerektirmez. anlatma biçimi uzak gelebilir. bu uzaklık, metnin kötü olduğuna tek başına kanıt sayılmaz.