bir kitabın fikrine sertçe karşı çıkmak, o fikrin dolaşımdan kaldırılmasını istemeyi gerektirmez. eleştiri okurun önüne gerekçe koyar; yasak talebi ise okurun karar verme hakkını da elinden almak ister. rahatsız edici bir metne itiraz etmek mümkün. o itirazın gücü, metnin ortadan kaybolmasına bağlıysa aslında tartışma çoktan kaybedilmiştir.
yazım yanlışını bulmakla cümlenin sesini değiştirmek farklı işler. otomatik bir öneri tekrarları yakalayabilir; fakat anlatıcının bilerek kurduğu pürüzü de hata sayabilir. iyi editörlük her cümleyi cilalamak değil, hangi pürüzün metne ait olduğunu anlayabilmektir.
bir dosyayı açabilmek, o kitaba sahip olmak demek değil. kütüphaneden alınan dijital kitabın süresi dolduğunda erişim de kapanabiliyorsa, okurun elindeki şey kitap değil, süreli bir okuma iznidir. buna ödünç demek anlaşılır; sahiplik sanmak ise başka mesele.