Yemeği aldın, koltuğa yerleştin, izleme uygulamasını açtın. İlk filmin konusu güzel ama iki buçuk saat. İkincisini arkadaşın beğenmemişti. Üçüncüyü daha önce listeye eklemiştin; şimdi neden eklediğini hatırlamıyorsun. Bir fragman daha, bir yorum daha derken yemek soğuyor.
Bu sahneyi düşününce sorumluyu bulmak kolay: Fazla seçenek. Peki aynı uygulamada aradığın filmi hemen bulduğun akşamlar? Ya da sadece iki kötü seçenek arasında kaldığında? Seçim meselesini anlamak için raftaki ürünleri saymak yetmiyor. Ne aradığını, neyi karşılaştırdığını ve o anda ne yapmak istediğini de hesaba katmak gerekiyor.
Reçel tezgâhının anlattığı ve anlatmadığı
Sheena Iyengar ve Mark Lepper’ın 2000’de yayımladığı çalışmanın bir bölümünde, bir marketteki tadım standında bazen 6, bazen 24 reçel çeşidi sergilendi. Geniş seçki daha çok kişiyi durdurdu. Buna karşılık, standın başında duranlar arasında sonradan reçel satın alanların oranı dar seçkide yaklaşık yüzde 30, geniş seçkide yaklaşık yüzde 3’tü. Buradaki oranlar bütün market müşterilerinin satın alma oranı değildi. [1]
Sonuç çarpıcı. Fakat belirli bir markette, belirli ürünlerle yapılan bir saha deneyinden söz ediyoruz. Araştırmacılar da olası sınırlamaları tartıştı: Örneğin, geniş ve dar stantlar alışverişe farklı ölçüde niyetli kişileri kendine çekmiş olabilir. Üstelik küçük stantla karşılaşanlar da alışveriş sırasında mağazadaki bütün reçel çeşitlerine ulaşabiliyordu. Bu deney, herkesin bütün kararlarında altı seçeneğe ihtiyacı olduğunu göstermiyor. [1]
Çalışmalar bir araya gelince tablo değişiyor
Benjamin Scheibehenne, Rainer Greifeneder ve Peter Todd’un 2010 tarihli meta-analizi, 50 deneyden 63 koşulu ve toplam 5.036 katılımcıyı değerlendirdi. Seçenek sayısını artırmanın olumsuz sonuçlarına ilişkin ortalama etki yaklaşık sıfırdı; çalışmaların sonuçları arasında ise belirgin farklılıklar vardı. Bazı koşullarda seçim yükü görülürken bazılarında görülmüyor, daha çok seçenek bazen yarar da sağlayabiliyordu. [2]
Ortalamanın sıfıra yakın olması, kimsenin seçeneklerden bunalmadığı anlamına gelmiyor. Daha dar bir sonuç veriyor: Eldeki çalışmalar, “seçenek arttığında karar verme mutlaka kötüleşir” diye genel bir kural kurmaya izin vermiyor. Aynı nedenle bir akşam film seçememeni de tek başına bu kavramla açıklayamayız. [2]
Sayının yanında hangi koşullar var?
Alexander Chernev, Ulf Böckenholt ve Joseph Goodman’ın 2015’te yayımladığı başka bir meta-analiz, 53 çalışmadan 99 gözlemi ve 7.202 katılımcıyı ele aldı. Dört etken öne çıktı: Seçenekleri karşılaştırmanın karmaşıklığı, karar görevinin zorluğu, kişinin tercihlerindeki belirsizlik ve seçim sırasında zihinsel çabayı azaltma hedefinin ağırlığı. Bu etkenler yükseldiğinde seçim yükünün de artma eğiliminde olduğu bulundu. [3]
Burada seçim yükü yalnızca uzun süre düşünmek demek değildi. Çalışmalarda kararı erteleme, seçimden duyulan memnuniyet veya güven, pişmanlık ve başka bir seçeneğe geçme ihtimali gibi sonuçlar inceleniyordu. 2015 analizi, bu koşulları hesaba katan modelinde anlamlı bir genel etki de bildirdi. Ancak seçtiği çalışmalar ve kullandığı analiz yaklaşımı 2010 incelemesinden farklıydı. İkisini, öncekinin “yanlış”, sonrakinin “son söz” olduğu bir yarış gibi okumak yanıltıcı olur. [3]
Bu akşamki film için ne denenebilir?
Araştırmalardan herkes için geçerli ideal bir seçenek sayısı çıkaramıyoruz. Yine de kendi seçim düzenini kurcalayabilirsin. Aşağıdakiler bu yazının gündelik deneme önerileri; aktarılan araştırmalarda bu biçimleriyle sınanmış, işe yarayacağı garanti edilmiş bir yöntem değiller.
Uygulamayı açmadan önce bir sınır belirle: Bu akşam en fazla 90 dakikan mı var? Ağır bir hikâye mi arıyorsun, hafif bir komedi mi? Bu iki soruyla oluşan kısa listeyi dene. Bir film eklediğinde baştaki ölçütlerini yeniden değiştirmek yerine, filmin o ölçütlere uyup uymadığına bak.
Başka bir akşam yalnızca gezinmek istiyorsan hemen seçim yapman gerekmeyebilir. Yeni filmler keşfetmekle bu akşam bir film izlemek farklı işler. Kendi deneyinde hangisini yaptığını adlandırmak bile değerlendirmene bir başlangıç sağlar. Sonunda şunu sorabilirsin: Önündeki seçenekler mi fazlaydı, yoksa onlardan ne istediğin henüz belli değil miydi?
Karar verirken hangi bilgileri dikkate aldığımızı da merak ediyorsan teyit yanlılığı maddesine geçebilirsin.
Görsel künyesi: Kurt Kaiser / Wikimedia Commons. Kaynak dosya · CC0 1.0 lisansı. Fotoğraf temsili olarak kullanılmıştır.


